böylece


Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • böylece — zf. 1) Tam böyle, bu biçimde Kadın, böylece ona bir teyze yakınlığı göstermişti. H. E. Adıvar 2) Sonunda, böylelikle Bu hikâye de böylece geçmiş, unutulmuş oldu. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • EYZAN — Böylece, kezâ, bunun gibi, yine böyle, bu da böyle …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Leugnung des Völkermords an den Armeniern — Als Leugnung des Völkermords an den Armeniern wird allgemein das Billigen, Bestreiten oder Verharmlosen des Völkermordes an den Armeniern bezeichnet. Diese Haltung ist besonders in der Türkei, dem Rechtsnachfolger des Osmanischen Reiches,… …   Deutsch Wikipedia

  • anca — zf. 1) Böylece, bu biçimde Yürü anca gidersin! 2) O kadar, öyle Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller anca beraber, kanca beraber …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayıklanmak — nsz Ayıklama işine konu olmak Vaktiyle işe yaramaz diye ayıklanmış olan mağdur memurlar, böylece eski vazifelerine iade edildiler. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • banket — is., Fr. banquette 1) Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol 2) Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bemol — is., lü, müz., Fr. bémol 1) Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti 2) Böylece kalınlaştırılmış ses Si bemol …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bilinçli — sf. 1) Bilinci olan 2) Kendi etkinliğinin farkında olan, şuurlu Böylece dizi, bir bilinçli giriş, bir bilinçli sonuç ile çerçevelenince elbette daha iyi anlaşılmış olur. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • böylecene — zf., hlk. Böylece …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bulmak — i, ur 1) Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor. H. E. Adıvar 2) Bir şeyi elde etmek 3) Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek Paramı buldum. 4) Varlığı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • buzul masası — is., coğ. Çevresindeki buzlar erirken altına rastlayan bölümü erimekten koruyan ve böylece buzdan bir ayak üzerinde kalan kütle …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.